
Şu soruyu hiç kendinize sordunuz mu: “Ben aslında kime yazıyorum?“
Çoğu insan bu soruyu atlar, doğrudan “herkese ulaşayım” kafasına girer.
Ama tuhaf bir biçimde herkese seslenmeye çalıştığınız an, aslında hiç kimseye seslenmemiş olursunuz.
Oysa tek bir insanı gözünüzün önüne getirip ona yazdığınızda, o kişiye benzeyen kocaman bir kalabalığa dokunmuş olursunuz.
Peki bu kişiyi nasıl bulacaksınız?
İki yol var.
Ya becerilerinizden yola çıkıp “benim bildiklerim, kime faydalı olur” diye düşüneceksiniz, ya da işi daha da basitleştirip aynaya bakacaksınız.
Evet, doğru okudunuz, kendinize…
Çünkü şu an tam olarak sizin yaşadığınız şeyi yaşayan, sizin istediğinizi isteyen milyonlarca insan var dünyada.
Sizden sadece bir iki adım geride olan koca bir kitle var.
En kısa şekliyle ifade edecek olursak, evet “Niş, sizsiniz.”
Kendinizi müşteriniz gibi düşününce, o yorucu pazar araştırması sürecini büyük ölçüde atlamış olursunuz, çünkü zaten cevaplar kendi hikayenizde saklı.
Kendinize benzeyen insanlara yazdığınızda, doğru kitle sizi zaten bulur. Ve günü gelip de bir ürün çıkardığınızda, aslında sizin de para verip satın alacağınız bir ürün ortaya koymuş olursunuz.
Peki ya ikinci soru: Bu insanlara ne kazandıracaksınız?
Pazarlama dediğimiz şey, aslında insanları bir yerden başka bir yere taşımaktan ibaret.
Burada öncelikle şu üç şeyi netleştirmek gerekiyor: İnsanlar şu anda nerede duruyor? Ulaşmak istedikleri yer neresi? Ve onları bu hedefe bir adım daha yaklaştıracak şey ne?
Lütfen bir an düşünün. Sizin ulaştığınız ve başkalarının da imrenerek “Ben de buna ulaşmak isterim” dediği başarı ne?
Bir yeteneği ustalıkla kullanmak mı? Bitirdiğiniz bir proje mi? Bedeninizde ya da kafanızda yaptığınız o köklü değişim mi? Cevabı siz vereceksiniz.
Son soru ise belki de en can alıcı olanı: İnsanlar neden umursasın ki?

Gerçek şu ki insanlar boş yere ilgi göstermez.
Bir şeyle ilgilenmelerinin temel nedeni, o şeyin sağlıkta, işte, ilişkilerde, mutlulukta, parada ya da hayatlarının herhangi bir alanında yaşadıkları bir sorunu çözmesi veya hayatlarını daha iyi hâle getirmesidir.
O yüzden yapmanız gereken ilk şey, ele alacağınız her konuda insanların yaşadığı sıkıntıları tek tek ortaya çıkarmaktır.
Aslında bu liste sadece bir liste değil. Yarının içerikleri, ürünleri ve satış sayfaları hep bu listeden doğacak.

İnsanların yaşadıkları sıkıntıların farkına varmalarını sağlamak, tüm sürecin belki de en önemli parçası. Çünkü insan, sorununun farkına gerçekten varmadan hayatında bir şeyleri değiştirmiyor.
Konforlu olduğumuz sürece kıpırdamıyoruz; yaşadığımız sorun bizi yeterince zorlamadıkça harekete geçmiyoruz.
Sizin göreviniz de tam burada devreye giriyor: Yaşadıkları sorunun, onları daha iyi bir hayattan nasıl alıkoyduğunu görmelerini sağlamak.